BEGÜM KOÇUM

“Kimse Böyle Görmezdi”

Her gün gelişen teknolojiyle birlikte fotoğraf dünyası bambaşka bir boyut kazandı. Her alanda olduğu gibi fotoğraf alanında da güçlü ve köklü değişimler yarattı.Fotoğraf artık sadece filmden çıkan bir kare olmamakla beraber fotoğrafçılar da artık deklanşöre bastıkları anı bir kareye sığdırmaya çalışmıyor.

Dönem içindeki gelişmelere elimizdeki imkanlarla ayak uydurmaya çalışırken birçoğumuz kalıplar içinde sıkışıp kaldık, “En doğru kareyi ben yakalamalıyım” düşüncesine hapsolduk.

Fotoğraftaki teknolojik gelişimin altında yatan en önemli fikir, herkesin kendini kolay ve özgürce ifade etmeye olanak sağlaması, herkesin üretebilmesi şeklindedir. Bu da, sadece kamera ve lens alabilenleri üretkenliğe itmemeli, kişilerin daha demokratik bir şekilde, kendilerini ifade edebildiği, herkesin sanatçı olabildiği bir ifade ortamı yaratacak alt yapı sunmalıdır. Sanatçı, fotoğrafçı veya fotoğraf çeken kişi bu doğrultuda ilerleyip yeni tekniklerle kendini farklı anlatmaya çabalarken izleyici de aynı doğrultuda gelişiyor.

Fotoğrafa bakan kişi fotoğrafçının neyi hangi teknikle ne kadar doğru çektiğini önemsemiyor, güzel imaja odaklanmıyor, fotoğrafta ne okuyabildiğiyle veya bu bir fotoğraf serisiyse ona hangi duyguyu geçirdiğiyle ilgileniyor.

Bu atölye de katılımcılar şimdiye kadar çevrelerinde olan fakat sosyal algı tarafından oluşturulan kalıplar nedeniyle çekmeye değer bulmadığı, enstantane ya da diyafram düşünmeden, plastik veya çek-at kameralarla, yalnızca izleyiciye doğru aktarabileceği görüntüleri keşfederek bir fotoğraf serisi hazırlamayı hedefliyor.

*Atölye 10 kişi ile sınırlıdır. Çek-atlar temin edilecektir.

 

BERİL GÜR

İmge- Metin İlişkisi Üzerine Denemeler

Anlatı yöntemleri üzerine konuşup, metin-görüntü birlikteliği hakkında çeşitli denemeler yapacağımız bu atölyede katılımcıların daha önceden ürettikleri ya da atölye sırasında üretecekleri görseller üzerinde çalışılacaktır.

Atölye süresi: 3 gün

Katılımcı sayısı: 10 kişi

 

Kerem Ozan Bayraktar

Yeniden Üretim Aşamasında Silmek, Örtmek ve Gizlemenin Doğası Üzerine Deneyler

Bu atölye çalışması fotoğrafa yapılan müdahalelerde ekleme yerine çıkarma eylemine odaklanarak, fotoğraftaki mevcut anlam katmanlarını dönüştürmeyi hedefler. Atölye teorik açıdan “fotoğraf çekmek” yerine “fotoğraf yapmak” dizgesinde ilerler.

Katılımcılarla gerçekleştirilecek bir günlük tartışma ve sunumun ardından, üretim ve sergileme pratiklerine yoğunlaşılacaktır.

Katılmak için yapmanız gereken formu doldurmak. Ayrıca etkinlik süresince katılımcıların atölyeye photoshop yüklü bir bilgisayar ile katılmaları gerekmektedir. Katılımcı sayısı 8-10 kişi olarak belirlenmiştir.

 

SERGEN ŞEHİTOĞLU

Post-İnternet ve Fotoğraf Atölye Çağrısı

İlk olarak Marisa Olson’un 2008’de yapılan bir röportajında kullandığı “post- internet” kavramı, internetin günlük hayatın dışında bir fenomen değil hayatın kendisi gibi ele alındığı bir durumu ifade eder.

Bu atölye de, çevrimiçi dünyayı aslolan-gerçek dünya olarak ele alıp, tüm üretimimizi bu dünyanın içinden gerçekleştireceğiz. Çeşitli arayüzler sayesinde sokakları, evlerin içlerini, dünya coğrafyasını ve hatta bazı başka gezegenleri fotoğraf gözüyle belgeleyip, bu durumu; sanatın maddesizleştirilmesi, maletme sanatı ve fotoğraf sanatının kavramsallığı üzerinden irdeleyeceğiz.

Atölye katılımındaki öncelikli beklentim, özellikle bu konuda işler üretmiş sanatçıların işlerinin üzerine biraz düşünülmüş olması ve mümkünse atölye katılımı sırasında internet bağlantısı olan bir bilgisayarın temin edilmesidir.

Atölyenin ilk oturumunda bu kavramın ve bu kavram etrafında çalışan sanatçıların işlerinin üzerine konuşacağız. Sonraki 2 veya 3 oturum, ağ içi gezinme,gözetleme ve belgeleme ile sürecek; son 1 veya 2 oturum ise elde edilen görsellerin işlenmesi ve bir sanat eserine dönüşmesi aşamalarından oluşacak.

Atölye katılımı 10 kişi olarak belirlenmiştir.

Not: Atölye katılımından önce katılımcılara post-internet ve fotoğraf alanında çalışan sanatçılardan seçtiğim bir isim listesi göndereceğim.

 

ALİ EMİR TAPAN

Fotomatik Fantastik

Atölye, fotografik süreçler sonucunda üretilen işlerin, kamusal alan ve uzantılarında nasıl sunulabileceğini sorgular. Atölye, sanatçının, fonksiyonel olarak sergi alanı olarak görülen mekânlar dışında kendini ve isini sunum sureci hakkındadır. İşler kısa bir surede, neredeyse refleksif olarak üretilir ve yine refleksif seçimlerle sergilenir. Bu sergileme biçimleri performatif (fırlatmak, yapıştırmak, saçmak, zarar vermek, kitlesel olarak online ya da fiziki kopyaları dağıtmak) veya diğer olabilir. Atölyenin temelindeki çalışma dikte edilmiş sergileme normlarının dışına çıkıp, sanatçı ve isinin değerini tamamen kendinin belirlediği sunum biçimleri üretmektir.


3 günlük atölyenin katılımcıları, atölyenin birinci günü olan Pazartesi günü, bir teklif hazırlamış olarak atölyeye başlarlar. Bu teklif kelime içermenin yanında, herhangi bir ifade biçimiyle (ses kaydı, şarki, iş eskizi, aile ağacı, araba modeli) sunulabilir. Pazartesi günkü atölye suresince, bu proje teklifleri tartışılır, değerlendirilir ve dönüştürülür. Pazartesi gecesi ve Salı günü, katılımcıların araştırma yapma, tekliflerini değerlendirme ve dönüştürmesi için onlara birikilir. Çarşamba günü, dönüştürülmüş teklifler ve ilk proje eskizleri üzerinden geçilir. Perşembe günü, katılımcılar, projelilerin çekim ve oluşturmasını gerçekleştirir ve cuma günü, cuma günkü gösterim öncesinde son kritik ve değişiklikler yapılır. Bu surecin zamanlamaları kesinlikle kuramsal olmayıp, projenin sekileni surecine göre, kişisel bazda, yeniden tanımlanabilir. 

Atölye katılımı 6 kişi olarak belirlenmiştir.